
ALLAH, MEKKE’Yİ NEDEN DAĞLIK VE TAŞLIK YARATTI BİLİYOR MUSUN?
Çünkü insan oraya dünyanın güzelliklerini seyretmeye değil, kendi acizliğini görmeye gitsin diye...

Yeşillikler içinde, nehirlerin kenarında olsaydı belki gözler oyalanırdı..

Ama ALLAH, evinin bulunduğu yeri dağların arasına yerleştirdi..

Öyle ki insan oraya vardığında, gösterişten uzaklaşsın, kalbiyle baş başa kalsın diye...

O taşlar sadece dağ değil aslında...
Asırlardır milyonlarca kulun gözyaşına şahitlik eden sessiz bekçiler gibidir.

Kimisi günahlarının yüküyle geldi...

Kimisi yıllarca kavuşamadığı hasretle...

Kimisi bir dua için, kimisi bir veda için, kimisi de sadece Kâbe’yi bir kez görebilmek için...
Ve hepsi o taşların arasında aynı gerçeği anladı:

Bu dünyada insanı huzura kavuşturan şey, sahip oldukları değil; Allah’a yakın olabilmesidir.

Belki de bu yüzden Mekke’ye bakan herkes aynı şeyi hisseder...

Orada ne yemyeşil ormanlar vardır,

Ne de göz kamaştıran manzaralar...

Ama dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan bir huzur vardır.

Çünkü bazı şehirler gözleri büyüler,

Mekke ise kalbi...

Bazı yerler insana dünyayı unutturur,

Mekke ise dünyanın geçici olduğunu hatırlatır.
Ve insan oradan ayrılırken anlar ki;

Bavuluna birçok şey sığdırabilir...

Ama Kâbe'nin yanında bıraktığı Kalbini geri alamaz...