Zeynep
Tecrübeli Üye
Bir Gün Sınav Bitti, Kalemleri Bırakın Denilecek?
Bir Gün “Sınav Bitti, Kalemleri Bırakın” Denilecek…
Hayat, bize emanet edilmiş kısa bir imtihandır. Her gün yeni bir sayfa açılıyor; yaptığımız her iyilik, söylediğimiz her güzel söz ve ettiğimiz her dua amel defterimize satır satır yazılıyor.
Fakat öyle bir gün gelecek ki bize de:
“Sınav bitti, kalemleri bırakın.” denilecek.
İşte o an, dünya imtihanı sona erecek. Artık ne bir satır daha yazabilecek ne de eksiklerimizi tamamlama fırsatı bulabileceğiz.
Belki işlerimiz yarım kalacak…
Belki hayallerimiz…
Belki de “Yarın yaparım.” dediğimiz nice ibadetler ve iyilikler…
Telefonlarımız susacak, evlerimiz bizsiz kalacak, ismimiz minarelerden okunacak ve ardından:
“Hakkınızı helâl edin…” denilecek.
O gün ne malımız bizimle gelecek ne makamımız ne de alkışlar… Bizimle kabre kadar gelecek olan yalnızca imanımız ve amellerimiz olacak.
Bugün hâlâ nefes alabiliyorsak, Rabbimiz bize yeni bir sayfa daha açmıştır.
Henüz secde edebiliyorken secdeyi ertelemeyelim.
Henüz dilimiz dönerken istiğfarı çoğaltalım.
Henüz elimiz uzanıyorken bir yetimin başını okşayalım.
Henüz kalbimiz atıyorken kırgınlıkları affedelim.
Çünkü ölüm, yaşlılığı beklemez; yarını da garanti etmez.
En büyük hazırlık; Allah’ın huzuruna temiz bir kalp, samimi bir tövbe ve salih amellerle çıkabilmektir.
Rabbim, dünya imtihanını O’nun razı olduğun kullarından olarak tamamlamayı nasip eylesin.
“O gün ne mal fayda verir ne de evlat. Ancak Allah’a selim bir kalple gelenler müstesna.”
(Şuarâ Sûresi, 88-89)
Hayat, bize emanet edilmiş kısa bir imtihandır. Her gün yeni bir sayfa açılıyor; yaptığımız her iyilik, söylediğimiz her güzel söz ve ettiğimiz her dua amel defterimize satır satır yazılıyor.
Fakat öyle bir gün gelecek ki bize de:
“Sınav bitti, kalemleri bırakın.” denilecek.
İşte o an, dünya imtihanı sona erecek. Artık ne bir satır daha yazabilecek ne de eksiklerimizi tamamlama fırsatı bulabileceğiz.
Belki işlerimiz yarım kalacak…
Belki hayallerimiz…
Belki de “Yarın yaparım.” dediğimiz nice ibadetler ve iyilikler…
Telefonlarımız susacak, evlerimiz bizsiz kalacak, ismimiz minarelerden okunacak ve ardından:
“Hakkınızı helâl edin…” denilecek.
O gün ne malımız bizimle gelecek ne makamımız ne de alkışlar… Bizimle kabre kadar gelecek olan yalnızca imanımız ve amellerimiz olacak.
Bugün hâlâ nefes alabiliyorsak, Rabbimiz bize yeni bir sayfa daha açmıştır.
Henüz secde edebiliyorken secdeyi ertelemeyelim.
Henüz dilimiz dönerken istiğfarı çoğaltalım.
Henüz elimiz uzanıyorken bir yetimin başını okşayalım.
Henüz kalbimiz atıyorken kırgınlıkları affedelim.
Çünkü ölüm, yaşlılığı beklemez; yarını da garanti etmez.
En büyük hazırlık; Allah’ın huzuruna temiz bir kalp, samimi bir tövbe ve salih amellerle çıkabilmektir.
“O gün ne mal fayda verir ne de evlat. Ancak Allah’a selim bir kalple gelenler müstesna.”
(Şuarâ Sûresi, 88-89)