Bir Şehrin Hafızası Olsaydı?
Bir şehrin hafızası olsaydı...
Muhtemelen en çok kaldırımları hatırlardı.
Üzerinden geçen insanların ayakkabılarını.
Koşarak geçen çocuğu.
Ağlayarak yürüyen kadını.
İlk buluşmasına yetişmeye çalışan genci.
Sabahın beşinde işe giden adamı.
Kimse fark etmeden birbirlerinin hayatından geçen milyonlarca insanı...
Bir banka oturup saatlerce bekleyenleri.
Bir köşede ilk kez "Seni seviyorum." diyenleri.
Aynı köşede yıllar sonra ayrılanları.
Bir hastanenin önünde güzel haber bekleyenleri.
Bir hastanenin önünde kötü haber alanları.
Şehir hepsini görürdü.
Ama hiçbirini tanımazdı.
Sonra gece olurdu.
İnsanlar evlerine çekilirdi.
Sokaklar boşalırdı.
Ama şehir hâlâ orada kalırdı.
Sessizce.
Sabaha kadar...
Belki de bu yüzden bazı sokaklar bize tuhaf gelir.
Orada hiçbir şey olmamış gibi dururlar.
Oysa bizim için çok şey olmuştur.
Bir kavga.
Bir dostluk.
Bir veda.
Bir başlangıç.
Bir başarısızlık.
Bir hayal...
Sonra yıllar geçer.
Biz değişiriz.
İnsanlar değişir.
Dükkânlar kapanır.
Binalar yıkılır.
Ama bazen bir sokağın köşesinden geçerken içimizde bir şey kıpırdar.
Nedenini bilmeyiz.
Belki de şehirler gerçekten hatırlıyordur.
Belki bazı yerler...
Bizim unuttuğumuzu sandığımız hâllerimizi hâlâ saklıyordur...
Muhtemelen en çok kaldırımları hatırlardı.
Üzerinden geçen insanların ayakkabılarını.
Koşarak geçen çocuğu.
Ağlayarak yürüyen kadını.
İlk buluşmasına yetişmeye çalışan genci.
Sabahın beşinde işe giden adamı.
Kimse fark etmeden birbirlerinin hayatından geçen milyonlarca insanı...
Bir banka oturup saatlerce bekleyenleri.
Bir köşede ilk kez "Seni seviyorum." diyenleri.
Aynı köşede yıllar sonra ayrılanları.
Bir hastanenin önünde güzel haber bekleyenleri.
Bir hastanenin önünde kötü haber alanları.
Şehir hepsini görürdü.
Ama hiçbirini tanımazdı.
Sonra gece olurdu.
İnsanlar evlerine çekilirdi.
Sokaklar boşalırdı.
Ama şehir hâlâ orada kalırdı.
Sessizce.
Sabaha kadar...
Belki de bu yüzden bazı sokaklar bize tuhaf gelir.
Orada hiçbir şey olmamış gibi dururlar.
Oysa bizim için çok şey olmuştur.
Bir kavga.
Bir dostluk.
Bir veda.
Bir başlangıç.
Bir başarısızlık.
Bir hayal...
Sonra yıllar geçer.
Biz değişiriz.
İnsanlar değişir.
Dükkânlar kapanır.
Binalar yıkılır.
Ama bazen bir sokağın köşesinden geçerken içimizde bir şey kıpırdar.
Nedenini bilmeyiz.
Belki de şehirler gerçekten hatırlıyordur.
Belki bazı yerler...
Bizim unuttuğumuzu sandığımız hâllerimizi hâlâ saklıyordur...