Zeynep
Çalışkan Üye
Herkes birşey olmaya calışırken?
Herkes bir şey olmaya çalışırken...
Çocukken bize hep aynı soru soruldu:
"Büyüyünce ne olacaksın?"
Doktor mu?
Mühendis mi?
Öğretmen mi?
Sanki hayat, sonunda bir meslek seçip tamamlanan bir oyunmuş gibi...
Kimse bize "Nasıl biri olmak istiyorsun?" diye sormadı.
Bu yüzden yıllarca bir şey olmaya çalıştım.
Başarılı olmaya.
Takdir edilmeye.
Yeterli görünmeye.
İnsanların gözünde iyi bir yere sahip olmaya.
Ama ne zaman bir hedefe ulaşsam, önümde başka bir hedef beliriyordu.
Bir tepeye çıkıyordum.
Sonra daha yüksek bir tepe görüyordum.
Mutluluk hep biraz ileride duruyordu.
Bir gün defterimin arasından yıllar önce yazdığım bir kâğıt çıktı.
Çocukken yazmışım.
Üzerinde tek bir cümle vardı:
"Büyüyünce mutlu olmak istiyorum."
Ne doktor yazmışım.
Ne zengin.
Ne ünlü.
Sadece mutlu.
Kâğıda uzun süre baktım.
Çünkü yıllar içinde o çocuğu unutmuştum.
Hayallerini değil...
Kendisini.
Oysa insan bazen hedeflerinin peşinde koşarken ruhunu geride bırakıyor.
Bir gün dönüp baktığında ise başarıları yanında duruyor ama içindeki huzur görünmüyor.
Belki de mesele herkesten daha ileride olmak değildir.
Belki mesele, dün olduğun kişiden biraz daha iyi biri olabilmektir.
Biraz daha anlayışlı.
Biraz daha cesur.
Biraz daha kendin.
Çünkü günün sonunda insanlar senin kaç puan aldığını, kaç para kazandığını ya da kaç kişiden alkış topladığını unutacak.
Ama nasıl bir insan olduğunu hatırlayacaklar.
Ve sen de yıllar sonra dönüp kendine baktığında, sahip olduklarından çok kim olduğunla baş başa kalacaksın.
Bu yüzden herkes bir şey olmaya çalışırken, iyi bir insan olmayı unutma.
Çünkü bazı başarılar alkış getirir.
Ama bazıları huzur.
Ve huzur, çoğu zaman sessiz gelir...
Çocukken bize hep aynı soru soruldu:
"Büyüyünce ne olacaksın?"
Doktor mu?
Mühendis mi?
Öğretmen mi?
Sanki hayat, sonunda bir meslek seçip tamamlanan bir oyunmuş gibi...
Kimse bize "Nasıl biri olmak istiyorsun?" diye sormadı.
Bu yüzden yıllarca bir şey olmaya çalıştım.
Başarılı olmaya.
Takdir edilmeye.
Yeterli görünmeye.
İnsanların gözünde iyi bir yere sahip olmaya.
Ama ne zaman bir hedefe ulaşsam, önümde başka bir hedef beliriyordu.
Bir tepeye çıkıyordum.
Sonra daha yüksek bir tepe görüyordum.
Mutluluk hep biraz ileride duruyordu.
Bir gün defterimin arasından yıllar önce yazdığım bir kâğıt çıktı.
Çocukken yazmışım.
Üzerinde tek bir cümle vardı:
"Büyüyünce mutlu olmak istiyorum."
Ne doktor yazmışım.
Ne zengin.
Ne ünlü.
Sadece mutlu.
Kâğıda uzun süre baktım.
Çünkü yıllar içinde o çocuğu unutmuştum.
Hayallerini değil...
Kendisini.
Oysa insan bazen hedeflerinin peşinde koşarken ruhunu geride bırakıyor.
Bir gün dönüp baktığında ise başarıları yanında duruyor ama içindeki huzur görünmüyor.
Belki de mesele herkesten daha ileride olmak değildir.
Belki mesele, dün olduğun kişiden biraz daha iyi biri olabilmektir.
Biraz daha anlayışlı.
Biraz daha cesur.
Biraz daha kendin.
Çünkü günün sonunda insanlar senin kaç puan aldığını, kaç para kazandığını ya da kaç kişiden alkış topladığını unutacak.
Ama nasıl bir insan olduğunu hatırlayacaklar.
Ve sen de yıllar sonra dönüp kendine baktığında, sahip olduklarından çok kim olduğunla baş başa kalacaksın.
Bu yüzden herkes bir şey olmaya çalışırken, iyi bir insan olmayı unutma.
Çünkü bazı başarılar alkış getirir.
Ama bazıları huzur.
Ve huzur, çoğu zaman sessiz gelir...