Sabahın Serinliğinde Mis Kokulu Salatalıklar?

Konusunu Sadeport Portalında Görüntülemektesiniz!..
Sabahın Serinliğinde Mis Kokulu Salatalıklar?
İçeriği en güncel bilgiler ile yer alan detaylı Şekilde Sadeport Forumlarında paylaşılmışdır.

Sabahın Serinliğinde Mis Kokulu Salatalıklar?

- Sadeport.com | Sabahın Serinliğinde Mis Kokulu Salatalıklar? - Sadeport Forum

Zeynep

Tecrübeli Üye

Sabahın Serinliğinde Mis Kokulu Salatalıklar?

Güneş henüz dağların arkasından yeni uyanıyor, köyün üzerine tatlı bir sabah serinliği çöküyordu. İçimde toprağa kavuşmanın, üretmenin o güzel heyecanıyla erkenden yola koyuldum. Benim için tarla işi sadece bir yorgunluk değil; toprağın kokusunu içine çekmek, emeğinin büyüdüğünü görmek ve hayatı tırnaklarınla kazıyarak var etmek demekti. Bugün hasat günüydü, tarlanın bereketi beni çağırıyordu...

Sabahın Serinliğinde Mis Kokulu Salatalıklar

Tarlaya adım atar atmaz etrafı o mis gibi, taptaze salatalık kokusu sardı. Yaprakların üzerinde geceden kalan çiy damlaları elmas gibi parıldıyordu. Salatalık toplamak adeta bir sabır ve dikkat oyunuydu; o kocaman, tüylü yaprakların altına öyle bir gizlenirlerdi ki, bakmasını bilmeyen göremezdi.

Eğildim, taze yaprakları incitmeden aralayıp saklanan çıtır çıtır yeşil salatalıkları birer birer toplamaya başladım. Kovam doldukça içimdeki huzur da büyüyordu. Arada en körpe olanından bir tane çıtlatıp yemenin tadı ise dünyanın hiçbir lüksünde yoktu. Kovalar kasalara, kasalar traktörün arkasına dizilirken sabahın ilk bereketi yerini bulmuştu.

Öğlen Sıcağında Sabrın Şarkısı: Haşhaş Kırma
Güneş tepeye yükselip tarlayı iyice ısıttığında, sıra günün en zahmetli ama en keyifli işine, haşhaş kırmaya gelmişti. Tarlaya geçtiğimde esen hafif rüzgarla birlikte kurumuş haşhaş kafalarından tıkır tıkır sesler yükseliyordu. İçindeki minik taneler rüzgarda sallandıkça sanki tarla bana kendi şarkısını söylüyordu.

Büyük brandayı tarlanın ortasına serdim. Kurumuş haşhaş saplarını tutup o tıkırdayan kafaları tek bir hamlede "çıt" diye kırıp çuvallara doldurmaya başladım. Güneş

tepede yakıyor, haşhaşın o kendine has tozlu kokusu genzimi yakıyordu ama pes etmek yoktu. Her bir kırımda, her bir çuvalda
geleceğin, yuvanın ve o çok sevdiğim can parçalarımın, ikizlerimin rızkı vardı. Onların geleceğini düşünerek döktüğüm her damla alın teri, toprağa düşen en değerli yağmur damlası gibiydi.

Çuvalları brandanın üzerine döküp haşhaş kafalarını ezerek içindeki o esmer, minik taneleri ayıklarken avucumu doldurdum. Bu taneler aylarca beklenen sabrın, emeğin ve duaların ta kendisiydi. Kışın fırından çıkacak sıcacık haşhaşlı çöreklerin kokusu şimdiden burnuma gelmişti.

Alın Terinin Huzuru
Gün batarken, traktörün arkasında bir yanda yeşil yeşil parlayan salatalık kasaları, diğer yanda ağzı sıkıca bağlı haşhaş çuvalları
duruyordu. Ellerim salatalığın dikenlerinden hafifçe çizilmiş, haşhaşın tozundan esmerleşmişti. Bedenim yorgunluktan sızlıyordu ama içimde kelimelerle tarif
edilemeyecek bir gurur ve hafiflik vardı.

Traktörle eve doğru dönerken arkama dönüp tarlaya baktım. Toprak, kendisine sevgiyle ve emekle yaklaşanı asla yarı yolda bırakmazdı. Bugün o toprağa sadece gücümü değil, bir annenin sevgisini ve umutlarını bırakmıştım; o da bana bereketini fazlasıyla vermişti...
 
Hikayeler & Güzel Yazılar sadeport.com, Sabahın Serinliğinde Mis Kokulu Salatalıklar? sadeport, portal, Hikaye ve yazarlarin yazdigi güzel yazilar forumu