Zeynep
Çalışkan Üye
Yâ Rabbi?
Hani Hz Musa bir ağacın gölgesinde,
yorgun, garip ve sığınacak hiçbir kapısı kalmamışken:
‘Rabbim, bana indireceğin her hayra muhtacım...’
demişti.
Ben de şimdi kendi içimin çölüyle geldim huzuruna...
Kalbim yorgun, ruhum eksik,
elimde yalnızca sana uzanan bir dua var.
Allah’ım...
Senin katından gelecek küçücük bir rahmet bile
benim karanlığımı sabaha çevirmeye yeter.
Bir ‘OL’ de;
dağılmış ömrüm toparlansın,
susmuş kalbim yeniden sana dönsün.
Ben senin hayrına çok muhtacım Rabbim...
Duanın kabul olduğu o gizli vakitlere,
kalbe inen o tarifsiz sekînete,
bir kulunu affederken açtığın rahmet kapılarına
muhtacım.
Öyle bir kabul ver ki;
ben bile kendimdeki değişime şaşayım...
Öyle bir merhamet indir ki;
geçmişimin bütün kırıkları secdede erisin.
Çünkü biliyorum...
Kul istemeyi nereden öğrendi sanılır?
Sen vermeyi murad etmeseydin,
hiçbir kalbi kapına yöneltmezdin Allah’ım...”