Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Cemal Süreyya demiş ki
Rastgele yürürken birden aklına geleyim sızlasın için!
Boğazın düğüm düğüm olsun.
Ama ağlama,
Ağlayamayacak kadar yansın için...
Cemal Süreyya
✨Cemal Süreyya demiş ki✨ hikayeler ve güzel yazılar, ✨Cemal Süreyya demiş ki✨ ile kullanıcılar ilham verici içerikleri okuyabilir.
Bir gün geriye dönüp baktım...
Geçenlerde eski fotoğraflarıma bakıyordum.
Karşıma birkaç yıl önce çekilmiş bir fotoğraf çıktı.
Fotoğraftaki halime uzun süre baktım.
O zamanlar bazı şeylerin asla düzelmeyeceğini düşünüyordum.
Kafama taktığım şeyler vardı.
Üzüldüğüm şeyler vardı.
Geceleri...
🌹🌷🥀
Bir Gün Annem Bana Şunu Söyledi...
Bir gün annemle mutfakta oturuyorduk.
Çay içiyorduk.
Öyle önemli bir konu da konuşmuyorduk aslında.
Sonra bana dönüp dedi ki:
"Sen son zamanlarda çok düşünüyorsun."
Gülüp geçmeye çalıştım.
"Yok ya."
Annem de güldü.
"Anne kandırılır mı?"
Bir şey demedim...
Serin bir yaz akşamında buluşalım.
Çiy düşsün üstümüze sabaha karşı.
Sırf üşüdüğümüz için değil,
Yılların hasretiyle sarılalım.
Kırılsın özlemin kemikleri.
Gülüşlerimizi kaybettiğimiz yerde bulalım.
Eskisi gibi; sen günleri say, ben öpüşleri...
Serin bir yaz akşamında buluşalım.
Kokun senden...
Kendime Rastladığım gün...
İnsan bazen aynaya çok bakıyor da kendine hiç bakmıyor.
Bunu ilk kez on yedi yaşımdayken fark etmiştim.
O zamanlar sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyordum. Sınavlara, beklentilere, geleceğe...
Herkes bir şey soruyordu:
"Kaç net yaptın?"
"Hedefin ne?"
"Nereyi...
Farklıydık sizinle en başından beri,
Siz birbirinizi seven iki genç,
Bense sadece aşıktım,
Sizin beraber, göz göze uyandığınız sabahlarda,
El ele tutuştuğunuz o şen şakrak sokaklarda,
Ben hep yalnız, çaresiz,
Ve bir o kadar keder doluydum.
Sanmayın ki şiirimde her şey gerçek,
O duyduğunuz güzel...
Kitabın arasında kalan fotoğraf...
Bir gün kitaplığımı düzenlerken eski bir kitabın arasından fotoğraf çıktı.
Yıllar önce çekilmiş bir fotoğraftı.
Fotoğraftaki çocuk gülümsüyordu.
Elinde hiçbir şey yoktu.
Ne pahalı bir telefonu vardı.
Ne büyük hayalleri anlatan planları.
Ne de gelecekle ilgili...
Mutlu sonlar hikâyelere mahsus,
Bizim payımıza yarım kalmak düştü.
Bir gidişin ardında sessizce durup,
"Geçer" dediğimiz ne varsa içimize çöktü.
Sen başka sabahlara karıştın belki,
Ben aynı gecede kaldım biraz.
Adını anmadım kimselere ama
Suskunluğumda hep senden bir iz var.
Mutlu sonlar...
Kendimden Çok Yaramı Sevdim...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri...
Yeryüzüne gönül indiremez onlar...
Hayatı ve insanları anlarlar, hayata ve insanlara merhamet duyarlar, ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya...
Herkes bir şey olmaya çalışırken...
Çocukken bize hep aynı soru soruldu:
"Büyüyünce ne olacaksın?"
Doktor mu?
Mühendis mi?
Öğretmen mi?
Sanki hayat, sonunda bir meslek seçip tamamlanan bir oyunmuş gibi...
Kimse bize "Nasıl biri olmak istiyorsun?" diye sormadı.
Bu yüzden yıllarca bir şey olmaya...
Hayat, insanı fazla olduğu yerden eksiltir.
Çünkü her fazlalığın ardında bir denge arayışı vardır.
Kimi zaman iyiliğin içine karışan gizli bir kibri,
kimi zaman merhametin içindeki ölçüsüz acımayı,
kimi zaman da her şeyi kontrol etme arzusunu törpüler.
İnsan, kaybettiğini zannederken aslında...